Sakal bırakır Ali şimdi
ve tarar bazen sabahları
dedesinin tarağıyla
dedesinin ceviz kokan
safran sarısı
yağıyla.
Dükkanını da rahatsız eder arada
eski tozlu dükkanını.
Eski bi silah vardır rafta
eski güzel bir kadının resmi
-- eski güzel anılar kafasında
güzel bir kadın yanında
güzel bir silah belinde
öldürmeyi ölmeyi
düşünmez Ali
henüz.
8 Nisan 2013 Pazartesi
27 Şubat 2013 Çarşamba
Sakal IV
Akşama doğru güneş batarken
Ve arabalar yarın yokmuş gibi
Aceleyle geçerken
Tarlabaşı'ndan Pera'ya çıkan yokuşu
Yürür de nefes nefese kalırsan
Efrahim Usta'yı an sen de.
Çünkü öyle yapar
Yumuşak yüzlü okul çocuğu
Hikayelere muhtaçken
Gecenin en sessiz anında;
Ve yine Efrahim Usta anılır
Yalnızlık Kıraathanesi'nde
Biri çifte gidip
Okey atınca.
Anlamı yokmuş ya yaşamanın
Tatlıymış anılmak.
Ve arabalar yarın yokmuş gibi
Aceleyle geçerken
Tarlabaşı'ndan Pera'ya çıkan yokuşu
Yürür de nefes nefese kalırsan
Efrahim Usta'yı an sen de.
Çünkü öyle yapar
Yumuşak yüzlü okul çocuğu
Hikayelere muhtaçken
Gecenin en sessiz anında;
Ve yine Efrahim Usta anılır
Yalnızlık Kıraathanesi'nde
Biri çifte gidip
Okey atınca.
Anlamı yokmuş ya yaşamanın
Tatlıymış anılmak.
6 Şubat 2013 Çarşamba
Dörtlükler - III, ve Dörtlüklere Sığmayanlar
İçimi sıkan
Ne saç kurutma makinelerinin bastırılmış çığlıkları
Ne de kalkan uçakların geç kalmış anıları
Sen dururken.
---------------------------------------------------------------------------
Bul beni
Dul kalmış teyzenin 3+1 evinin
Kireç beyazı pürüzlü duvarlarının küflerindeki
Ortaya çıkmış yalnızlıkta.
---------------------------------------------------------------------------
Hüzün gözyaşlarından bahsederler ya
Hani, şu gerçekte olmayanlardan?
İşte ben anlamam, nasıl olur da
Acılı gülüşlerden bahsetmezler.
---------------------------------------------------------------------------
Sev beni
sevebildiğin kadar
sevdiğin kadar
daha azı da olmaz ya.
---------------------------------------------------------------------------
Oh, dünya varmış
Bi de ben varmışım
Karşısında tüm varlığımla
Bencilliğimle o kadar dolu ki
Varlığının yeni farkına varmışım
Dünyanın.
Sonra bi de o varmış
Benden de ben olan
Ve dünyamı yapan
İçinde kaybolduğum
Ve kendimi bulup
Ben(liğ)imi kaybettiğim.
Biz varmışız ayrıca
Dünyada ve yeryüzünden uzakta
Saçma sapan detayların arasında
Kaybolup kendini arayan
Buldukça da
Uçuruma atlayan biz.
Olan da olmuş zaten
Ondan öyle olmuş
Her şey:
Varlık ve yokluk,
Hüzün ve sevinç,
Sırıtışlar ve asık suratlar,
Hep ondan olurmuş da
O neden olurmuş bilinmez.
---------------------------------------------------------------------------
Aramadın belki beni
Ama o kadar da sorun değil.
Yalnızlığım farklı artık
Bak, sensizlik buldu beni.
---------------------------------------------------------------------------
Beklememeliyken bekleyenlerden olup da
Beklemesine rağmen
Beklememiş gibi olmuşluğa
Adım atıyorum şimdi.
---------------------------------------------------------------------------
Bu ne la böyle
şiir mi?
Demeyin
Öyle.
Şiirden de şiir
ondan size
şiir değilmişçesine
geliyor.
Vallahi bak.
Hem şiir değilse de
okudun o kadar
şimdi o şiir değilse
eline ne geçicek?
8 Aralık 2012 Cumartesi
Dörtlükler - II
Ne varsa hayata dair
İnsanı mutlu edebilen,
Hep yasak.
Hep ayıp.
------------------------------------
Bisiklete binen tavukların kol gezdiği
Ve ekmeğin kalmadığı bakkalların
Her yerde olduğu bir ülkede
Sevgililer birbirlerinin hayatından çıkmazlarmış.
------------------------------------
Yapmak için yaptım
Ve bana yapılandan yapıldım,
Ne olduysa işte
Hep ondan oldu.
------------------------------------
Her şeyin başladığı
Ve bittiği
O güzide yerde ağlarmış
Bitmemiş başlangıçlar.
------------------------------------
Sana kal demeyeceğim
Ama nolur kal Lavinia.
Devam et ve süsle
Tatlı rüyalarımı.
Ve bana yapılandan yapıldım,
Ne olduysa işte
Hep ondan oldu.
------------------------------------
Her şeyin başladığı
Ve bittiği
O güzide yerde ağlarmış
Bitmemiş başlangıçlar.
------------------------------------
Sana kal demeyeceğim
Ama nolur kal Lavinia.
Devam et ve süsle
Tatlı rüyalarımı.
27 Kasım 2012 Salı
Nur
Gecenin sessizliğine bürünür yürürdüm sokakta önceden. Belki kulağımda olurdu kulaklıklarım. Fakat çalışmayan iki kulaklık gibiydik biz. Kendi müziğimizi dinleteceğimize, dışarıdaki sesleri yansıtırdık. Yansımalardan oluşan kısır döngüydü benim şansım. Döngüyü kısır yapan da sendin, yansıtan da. Ruhunun kısırlığını verdin bana. Emdin beni, beni biz, bizi sen yaptın gittin. Sözlerim bitti artık, esir alındım boşluk tarafından. Boşlukta yetişirken ta kendisi oldum çıktım. İnanmak yok bize şimdilik, bizim için. Mimberinden düşmüş imamın cemaatiyiz. Toprağımız bol, ruhumuz nur ile dolsun.
23 Kasım 2012 Cuma
Şahaneler
evet yüzsüzlerdi, evet götlerdi. evet yüzüne bakarlardı, gözlerini kırpmadan yalanlarını ve saçmalıklarını ve bok püsürlerini kusarlardı; ve o kadar bencilce yaparlardı ki, ne düşündüğün umurlarında olmazdı. çünkü o kadar şahanelerdi ki senden tek kurtuluşları bahanelerdi. (göt şahane olur muymuş demeyin, gayet de oluyor, memeyle bile kapışıyor.) sıçarlardı tüm şahaneleriyle gün ve hafta ve yıl boyu, ve doğaldı onlar için. kolaydı. çünkü bir kere göt olunca; ne adam olmanın sorumluluğu çökerdi üstüne pis bir gölge gibi, sıçmanın tüm hazzını dağıtarak, ne de kimse kızmazdı sıçışlarına kendilerinden başka. ayna karşısında kontrolü ele geçiren o vicdan da olmasa, ömür sıçmakla da geçerdi.
ah, göt göte verip, gözlerinin içine baka baka sıçmak vardı damarlarında.
ama ayna vardı karşılarında.
*bkz.: Her Sey Peynir, Bahaneler.
ah, göt göte verip, gözlerinin içine baka baka sıçmak vardı damarlarında.
ama ayna vardı karşılarında.
*bkz.: Her Sey Peynir, Bahaneler.
4 Kasım 2012 Pazar
Bahaneler
Yüzsüzdük biz. Her şeye yüzümüz vardı, her şeye bahanemiz olduğu gibi. Olmadığı zaman da uydururduk bir tane, her şeye yüzümüz vardı sonuçta. Göttük biz tam anlamıyla, halkın tabirindeki o götler bizdik işte. Ve bahaneler osurur, yalanlar sıçardık millete. Göttük sonuçta, paslanmamamız lazımdı. İşleyen demir pas tutmaz dediler diye. Bazen bozardık ağzımızı, önümüze gelene, geçene, seri yalancıydık biz, isal oluyorduk yani. Bazen ise kitlenirdik, ne bir ses ne de bir nefes çıkardı ağzımızdan. Kanımız deliydi ama hiç adam olamadık. Anlamıştık zaten onu, ondan göt olduk biz yoksa şansımız olsa, nası adamlar olurduk bir bilseniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)